Yönetim danışmanlığı nedir?

Ülkemizde özellikle son 20 yılda yönetim danışmanlığı sektöründe ciddi bir gelişme yaşandığı izlenmektedir. Görünüş itibariyle sevindirici bir gelişme olmakla beraber, sektörün, uygulayıcıların ve hizmet standartlarının net olmadığı bu soyut alanda gerekli yetkinliğe sahip olmayan aktörlerin sık görülüyor olması, danışmanlık firmalarına karşı duyulan güvenin sarsılmasına sebep olmaktadır. Bu açıdan yönetim danışmanlığı hizmeti ve sürecine ilişkin yorumlarımızı paylaşmak istiyoruz.

Danışman ve danışmanlık kavramları alan itibariyle pek çok farklı uzmanlıklar için kullanılabilmektedir.

Danışman, en kısa tanımıyla bilgi ve düşüncesi alınmak üzere kendisine danışılan kişi şeklinde tanımlanmaktadır. Danışman, sahip olduğu bilgi ve tecrübesini anlamlı bir değere dönüştürecek bütünlük ve metodoloji içerisinde, ihtiyaç duyan tarafa katma değer sağlayacak bir kaynak olarak sunar. Eskiden mali ve hukuki alanda görülen müşavirlik hizmetleri günümüzde işletmenin hemen her fonksiyonu için görülebilir. Finans, pazarlama, lojistik, bilgi yönetimi, insan kaynakları ve bunlar içerisinde belki de en önemlisi yönetim danışmanlığı günümüzde işletmelerin önemli başvuru kaynakları haline gelmiştir.

Yönetim danışmanlığı, evrensel ve yerel bilgi ve kazanımların, işletmeye özgü gerçeklerle birlikte değerlendirilebilmesine, dışarıdan bağımsız bir gözle analiz yapma fırsatı sağlanmasına, ihtiyaçlara göre farklı uzmanlıkları bir araya getirerek en uygun kararların ortak akılla alınması sürecine destek olur. Uğraş alanı özü itibariyle etkin bir yönetim anlayışının yapısal olarak kuruma kazandırılmasıdır.

Sanatların en eskisi, bilimlerin en yenisi olarak tanımlanan yönetim işlevinin başarısı için hem bilimsel hem de tecrübeye dayalı uygulamalara ihtiyaç duyulmaktadır. Günümüzde çok çeşitli ve karmaşık hale gelen yönetim problemlerinin çözümü, aynı zamanda yönetilen kurumu vizyonuna ve hedeflerine taşıyacak her türlü faaliyetin etkinlik ve verimlilikle yürütülmesi, sahip olunan sermayenin ve insan kaynağının yönetilmesi vb. sorumluluklarıyla gittikçe zorlaşan yönetim işlevinin, danışmanlık fonksiyonu ile desteklenmesi kaçınılmaz hale gelmiştir.

Gelişmiş işletmelerin temel dinamikleri incelendiğinde eğitim ve yeniden yapılanma (reorganizasyon) çalışmalarının sürekliliği dikkat çeker. Bu iki ana konuyu “sürekli gelişim” kavramı altında birleştirebiliriz. Sürekli gelişim ve ilerleme hem insanın hem de sistemlerin vazgeçilmez davranış biçimi olmalıdır. Aksi halde bir süre yerinde sayma ve sonrasında geriye gidiş kaçınılmazdır. Yönetim danışmanlığı bu noktada devreye girer. Yönetim işlevi, stratejik ve operasyonel anlamda iki temel boyutta yürütülmesi gereken bir faaliyettir. Kurumun vizyonuna ulaşmasını sağlayacak planlamaların yapılması ve uygulanması stratejik boyut, günlük faaliyetlerin ve operasyonların etkin ve verimli bir şekilde yönetilmesi ise operasyonel boyut olarak düşünülebilir. Yönetim danışmanlığı desteği kuruma ve/veya yöneticiye, bahsedilen her iki boyutun da ihmal edilmeden ele alınması noktasında ciddi bir destek anlamına gelir. Çoğunlukla günlük telaşlar ve gündemler, anlık krizler, toplantılar, ziyaretçiler, müşteri problemleri, raporlar vb ile günler, aylar hatta yıllar geçer. Kurumun stratejik olarak nereye gittiği, sektörün analizi, mevcut durumu, politika ve hedefleri vb stratejik konu ve başlıklar ise gözden kaçarak büyük krizler olarak karşımıza çıkar. Dışarıdan bir göz olarak kurumu tüm yönleriyle değerlendirmeye alan danışmanlık çalışmaları, hem stratejik hem de operasyonel hata ve noksanları ortaya koyarak, yeniden doğru bir rota belirlenmesi ve bu rotaya uygun yapısal ve zihinsel değişimlerin gerçekleştirilmesine imkan sağlar.

Danışmanlık süreci ile ilgili daha detaylı bilgi için http://www.kalinda.com.tr/yonetim-danismanligi/ sayfamızı okuyunuz.