Yönetim Danışmanlığı

Yönetim Danışmanlığı

Yönetim Danışmanlığı

Yönetim danışmanlığı, organizasyonların etkin ve verimli çalışmasında önemli bir yere sahip olduğu bilinmektedir. Günümüzde yönetim danışmanlığına verilen önemin artmasıyla birlikte hizmet verilen alanların sayısı artma eğilimi göstermiş, aynı zamanda işletmeler de daha fazla uzmanlık desteği almaya başlamışlardır. İşletmelerin, stratejilerini belirlemede yol gösterecek sektör ve rakipler hakkında güncel bilgileri sunacak, personelin eğitimini temin edecek, motivasyonunu sağlayacak, gerektiğinde işletme içindeki sistemleri kuracak, olası sorunları ve çözüm yollarını gösterecek; özetle işletme yönetimine destek olacak “yönetim danışmanlığına” ihtiyaç duyulmaktadır.
Globalleşme ile birlikte artan rekabet; kaliteyi, gelişimi ve bilginin etkin yönetilmesini ve kullanımını her alanda zorunlu hale getirmiştir. Dünyadaki bu değişim şirketlerin faaliyet gösterdikleri alanlarda etkin ve verimli olmalarını, bir başka deyişle “en iyi olmalarını” kaçınılmaz kılmaktadır. Bu da işletmeleri hızlı bir değişim ve dönüşüme yönlendirmektedir.

Danışmanlık süreci nasıl ilerler?

Bir şirkette Yönetim Danışmanlığı sürecinde öncelikle, yönetim süreçlerinin etkinliği, organizasyon yapısı, iş süreçleri, insan kaynakları, finansal durum, sektördeki konumlandırma gibi temel konularda gerçekleştirilecek analizlerle mevcut durum ortaya konur. Kurumun vizyonu ve ortaya konan mevcut durum dikkate alınarak ideal yapı ve durum tanımlanır. Tanımlanan ideal duruma nasıl bir süreçle ulaşılacağına ilişkin yol haritası belirlenir. Böylece kurumsal gelişim süreci tasarlanmış olur. Yönetim danışmanlığı müessesesi, kurumun üst yönetimi ile birlikte bahsettiğimiz bu hususların stratejik açıdan dizaynında etkin rol oynar. Sonraki adımda ise ideal duruma ulaşmayı sağlayacak her türlü değişime rehberlik sağlar. Organizasyon yapısında değişiklikler, insan kaynakları yönetim sistemi, finans yönetim sistemi, iş süreçlerinin yeniden düzenlenmesi, performans yönetimi, bütçe vb pek çok konuda kurumun yönetim sistemlerine kavuşturulması, kurgulanan sistemlerin işlevsel olarak hayata geçirilmesi ve yönetime destek sağlar hale getirilmesi de dikkatle takip edilir.

Bu süreçlerde beklenti olarak yanlış olan veya karıştırılan bir durum vardır ki, stratejik açıdan son derece hayati ve kritik hatalara yol açabilir. İşin temel felsefesi açısından, yönetim danışmanı karar verici değil, karar alma süreçlerinde rehberlik sağlayıcı olmalıdır. Danışman, müşterisinin kurum gerçekleri açısından en doğru kararı vermesini sağlayacak alternatif görüşleri ortaya koyabilmeli, karar vericilerin problem çözme ve karar verme becerisini geliştirebilmeli, gerektiğinde yanlış kararlarla ilgili analizlerini somut biçimde ortaya koyarak rehberlik hizmetini sağlayabilmelidir. Bu yaklaşımla aslında bir koçluk süreci gerçekleştirilir. Bizce yönetim danışmanının varlık amacı kurumsallaşma sürecinin başarıyla tamamlanmasını sağlamak olmalıdır. Kurumu bütünsel bir sistem olarak işler hale getirebilmeli, kendini geliştirebileceği ve denetleyebileceği bir yönetim anlayışına ve sisteme kavuşturmalıdır. İnsana bağlı sistem olmayacağı gibi, danışmana bağlı kurum da olmamalıdır. Yazımızın en başında belirttiğimiz danışmanlık müessesesi ile ilgili güven sorunlarının başında bu tür yanlış uygulamaların olduğunu belirtmek yanlış olmayacaktır.